Aydın Akyürek

Aydın Akyürek

GAZİŞEHİR LİG BAŞLAMADAN TARiHE GEÇECEK

Spor Toto Süper Lig’de 2018-2019 sezonunda Safet Susic ile başlayıp Cihat Arslan ile sezonu kapatan Akhisar, Phillip Cocu ile başlayıp Erwin Koeman ile devam eden ve sezonu Ersun Yanal ile kapatan Fenerbahçe dışında kalan 16 takım Türk teknik adamlarla çalıştılar.

 

Sadece Spor Toto Süper Lig’de mi?

Elbette hayır…

Son dönemde Mircea Lucescu ile başarı bekleyen A Milli Takım’ın yaşadığı kabus ve yerli Teknik Direktör Şenol Güneş’in aynı jenerasyon ile Fransa zaferi, yabancı teknik direktör anlayışının artık iflas erteleme eşiğinde olduğunun açık belgesidir.

 

Yerli teknik direktöre geçişin birçok nedeni var;

Birincisi; kulüpler geçmişte bu teknik adamlara ciddi tazminatlar ödedi.

İkincisi; UEFA’nın finansal disiplin uygulaması ile ülke futbol altyapısını bilen teknik adamlara mecburi bir dönüş şart oldu.

Bu spor adalarından birçoğunun cennet ülkeme tatil için geldiği geç anlaşıldı.

 

Çok geriye gitmeden yakın tarihi incelediğinizde bakın karşımıza ne çıkıyor;

Spor Toto Süper Lig’de son 11 sezonda şampiyonluklarda Türk teknik adamların imzası bulunuyor. Son olarak geçen sezon Galatasaray’da teknik direktör Fatih Terim, şampiyonlukta yerli teknik direktör geleneğini sürdürdü. Ligde şampiyonluk yaşayan son yabancı teknik adam, 2006-2007 sezonunda Fenerbahçe ile mutlu sona ulaşan Brezilyalı Zico olmuştu.

 

Gaziantep yerelinde de durum farklı değil!

Fenerbahçe’yi 103 gol rekoru ile şampiyon yapan Todor Veselinovic, Gaziantepspor’u 1990-1991 sezonunda çalıştırmıştı. Dönemin başkanı Abdulkadir Konukoğlu, hocanın eline büyük bir bütçe verdi. Durmuş, Nejat, Marcello ve Osmair’i kadrosuna katan Gaziantepspor, lige iddialı başladı lakin ligin bitimine 3 hafta kala takım sondan ikinci sıraya yerleşince Veselinoviç gönderildi. Örnekler çok…

 

O dönem Todor Veselinovic’in yardımcılığını yapan Sakıp Özberk, sonraki yıllarda Gaziantepspor’da teknik direktör olmuş, takımı 2 kez UEFA’ya taşımış ve alt yapıdan onlarca yıldızı futbolumuza kazandırmıştı. Daha sonra göreve gelen Nurullah Sağlam o dönemde İtalya ligi Serie A takımlarından Roma’yı kendi evinde 1-0 yenerek büyük bir ses getirmişti.

 

Rahmetli Veselinoviç gerçeği o yıllarda yabancı teknik adamların Türk takımlarında tutmadığını ve gelecekte de tutmayacağını yüzümüze bir şamar gibi vurmuştu. Bugün gelinen noktada, yanlışta ısrar etmenin aklı selim bir izahı olmalı…

 

GELELİM SÜPER LİG 2019-2020 SEZONUNA; 

Galatasaray-Fatih Terim, Fenerbahçe- Ersun Yanal, Beşiktaş-Abdullah Avcı

Trabzonspor-Ünal Karaman, Başakşehir-Okan Buruk, Konyaspor - Aykut Kocaman, Malatyaspor -Sergen Yalçın, Antalyaspor-Bülent Korkmaz, Alanyaspor -Erol Bulut, Kayserispor-Hikmet Karaman, DG Sivasspor -Rıza Çalımbay, Göztepe-Tamer Tuna, Rizespor-İsmail Kartal, Denizlispor-Yücel İldiz, Ankaragücü -Mustafa Kaplan, GAZİANTEP GAZİŞEHİR FK – MARİUS SUMUDİCA...

Şuan Teknik Direktörünü henüz netleştirmeyen Kasımpaşa ve Gençlerbirliği de yerli teknik adamlarla anlaşırsa, Gazişehir Gaziantep FK, 2019-2020 sezonunda ligde tek yabancı (Marius Sumudica) ile çalışan takım olarak güzel ülkemin futbol tarihine geçecek.

 

Yukarıdaki örneklere göz atan birisinin Marius Sumudica’nın hayal kırıklığı yaşayarak gönderileceğini rahatlıkla söyleyebilir. Zira Türkiye ligini tanısa da, bu teknik adam ile uzun bir altyapı hedefi gerçekleştirmek ne mümkün!

 

Bu konudaki tezimi yineliyorum; Gazişehir Gaziantep’in, Adil Konukoğlu ile şirketleşme, halka arz ve finansal disiplin konusunda kurumsallaşmış bir kulüp olacağına inanıyorum. Ancak sportif başarı ve altyapı alanında aynı iyimserlik içerisinde değilim.

 

İnşallah yanılırım…

İnşallah diğer kulüpler yerli teknik adamla çalışmadıkları için pişman olurlar.(!)

İnşallah ligde ilk yılımızda fırtına gibi eseriz.

İnşallah ülke futboluna yeni yıldızlar kazandırırız.

 

Ben şimdi şunu merak ediyorum;

Kasımpaşa ve Gençlerbirliği ne yapacak? Yerli teknik adam tercih edip Gazişehir’in tek yabancı teknik adamla çalışan kulüp olarak futbol tarihine ismimizi yazdıracaklar mı?

 

Diğer yandan ilinizde milli takım forması giymiş, sayısız kulüplerde ter dökmüş genç isimler varken, Ayhan Akman’ın sportif teknik direktörlüğe getirilmesini de aklı selim bir şekilde tartışmamız gerekmez mi?

Yorum yap