Bakan Gül 15 Temmuz öncesi yargının halini anlattı! İbretlik sözler

Haber Global'de yayınlanan Candaş Tolga Işık ile Az Önce Konuştum programına konuk olan Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 15 Temmuz öncesi FETÖ yapılanmasının yargıda yaptığı tahribatı örneklerle anlattı.
Bakan Gül 15 Temmuz öncesi yargının halini anlattı! İbretlik sözler

Bakan Gül, 15 Temmuz süreci öncesinde yargıda yaşananlara değinirken " Kumpaslar kurarak, askeri hiyerarşiyi kendi dizaynları için de yapmak üzere FETÖ terör örgütü, yargıyı ele geçirin, mülkiyi ele geçirin diye talimat vererek, paralel bir yapı kurdu. Ve kripto bir yapılanmayla iftiralar kumpaslar ortaya kondu. Sahte deliller üretildi. Bir gece yarısı baskınlar, gözaltılar yapıldı." dedi.

"KUMPAS KURANLAR YARGILANIYOR DİYE YARGI MENSUPLARINA İFTİRA ATANLARI VATANDALARIN TAKDİRİNE BIRAKIYORUM"

"Elbette yargı bağımsız değildi o dönemde." diyen Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, "O yüzden diyoruz o dönemde yargıya kimse bir şey söylemezken, bugün yargıyı ele geçiren ve kumpaslar kuran o sözde hakim ve savcılar yargılanıyor diye bugün bunu yargılayan yargı mensuplarına yönelik iftira atılmasını vatandaşlarımızın takdirine bırakıyorum." dedi.

15 Temmuz'dan itibaren yargı daha iyi noktaya gidiyor. Yapılacak elbette çok şey var. Dolayısıyla hukuk düzenimize güveneceğiz, yanlış eksik hatalı bir karar olabilir. Türkiye hukuk devleti. Bunların düzeltilme mekanizmaları vardır. " dedi.

BÜYÜKELÇİLER KRİZİ AÇIKLAMASI

Büyükelçiler krizine de değinen Bakan Gül şunları söyledi "Büyükelçilerin açıklamasıyla ilgili Sayın Cumhurbaşkanımız, Türkiye'nin onurunu koruyan, Türk yargısına yönelik saldırıya karşın çok onurlu duruş sergilemiştir. Türkiye egemen bir güçtür. Türkiye öyle birilerinin şamar oğlanı değildir. Türkiye birileri tarafından terbiye edilmeye yönelik, terbiye odasına oturtulan, talimat verilen, parmak sallanan bir ülke değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız da açıklamalarıyla ortaya koydu. Biz isterdik ki bu konu milli bir mesele, bu konuda iktidarıyla, muhalefetiyle, ortak bir duruşla, Türk yargısına yönelik kabul edilemeyecek tavırlara karşı bir ortak sesin güçlü bir şekilde çıkması elbette yakışanıydı. Ama burada Cumhurbaşkanımızın açıklamalardan sonra büyükelçiler ifadelerini çektiler. Bu açıklamalar anayasamızın 138.maddesine aykırı. Viyana sözleşmesine göre; her diplomat bulundukları ülkenin iç işlerine karışmama, ve onların egemenliğine tahahhütle kabul ediliyorlar. Anayasamıza aykırı kimse telkinde bulunamaz. Ve Viyana sözleşmesine aykırı bu davranıştan vazgeçilmesi önemli bir başarıdır. Bundan sonra artık hiç kimsenin Türkiye'nin egemenlik işlerine yönelik saldırıda bulunmayacağını da düşünüyorum. Bu konuda Sayın Cumhurbaşkanımız da çok yerinde duruş sergilemiştir."


Haber Merkezi
26.10.2021


Yorum yap

Diğer Haberler