Aydın Akyürek

Aydın Akyürek

ABD, AŞI VE VETERİNER HEKİMLER

HALI SEKTÖRÜNÜ BEKLEYEN TEHLİKE

Türkiye’nin internet reklamları, oyun satışı, sosyal medya kazançlarından tahsil ettiği Dijital Hizmet Vergisi’ne (DHV) karşı ABD misilleme yapmaya hazırlanıyor.

ABD’de yürütülen soruşturma sonucunda, Türkiye’ye karşı yüzde 25’e varan oranla ek gümrük vergisi konulmasının gündeme gelmesi, özelikle Gaziantep halı sektöründe ŞOK etkisi oluşturdu.

Türkiye’ye karşı olası yaptırım kararına tabi ürünler listesinde; HALI'nın yanı sıra çarşaf, perde, traverten, mermer, gümüş ve altın mücevherciliği gibi ABD’ye ihracatta önem taşıyan ürünler yer alıyor.

*

Bu listede, Gaziantep’i en çok ilgilendiren ürün halı. Çünkü, Türkiye halı sektörünün bu yılın ocak-eylül döneminde yaptığı 1 milyar 770 milyon 886 dolarlık dış satımın yüzde 70'ine Gaziantep'te faaliyet gösteren firmalar imza attı. İhracatın ülkelere dağılımında ise ABD illk sırada yer alıyor. Yani, ABD’nin halı ihracatında yüzde 25 ek gümrük vergisi uygulaması hayata geçerse, Gaziantep’teki halı firmaları ciddi sıkıntılar yaşayacak.

BU KONUDA ACİL GİRİŞİMLER BAŞLATILMALI

Konuyla ilgili olarak, geçtiğimiz hafta Ak Parti Genel Merkez Ekonomi İşleri Başkan Yardımcılığına getirilen Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer ile görüştüm. Koçer, konuyla ilgili olarak İhracat Genel Müdürü ile görüştüğünü ve Ticaret Bakanlığı düzeyinde de değerlendirmelerin yapılacağını, Ek vergi uygulamasının müzakerelerle takip edileceğini ve bu rakamın asla kabul edilir olmadığını ifade etti.

*

GAZİANTEP’TE, SEKTÖR TEMSİLCİLERİ KAMUOYU OLUŞTURMALI

Güneydoğu Anadolu Halı İhracatçıları Birliği başta olmak üzere, ihracatçı firmalarımız yaşanacak mağduriyeti seslendirerek, kamuoyu oluşturmalı. Gaziantep’te bireysel olarak, Merinos Halı başta olmak üzere bazı firmaların yazılı olarak itirazda bulunduğunu öğrendim. İhracatçı firmalarımız ABD’deki bayilerini de harekete geçirerek, ek verginin ABD halkının da alım gücünü etkileyeceğini anlatmalı.

*

ALTERNATİF PAZARLARIN ÖNEMİYLE BİR KEZ DAHA YÜZLEŞİYORUZ

ABD’nin halı ile birlikte birçok ürüne ek gümrük vergisi getirmesi, üretimin yanı sıra, alternatif pazarların da ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya çıkarttı. İhracat rekortmeni Gaziantepli firmalar böyle sürpriz gelişmelere hazırlıklı olmak için, alternatif pazarlar konusundaki girişimleri biraz daha ciddiye alarak çalışmalar yapmalı. Hatta, bu konu birinci öncelik olarak görülmeli.

*

ABD ÖNCE KANLI TARİHİYLE HESAPLAŞMALI

ABD Başkanı Joe Biden'ın ülkemize karşı bir yandan ekonomik yaptırımları sinsice uygulamaya koymaya hazırlanırken, bir yandan 1915 olayları için 'soykırım' gibi içi boş ifadeler kullanarak, psikolojik bir baskı oluşturmaya çalışıyor. Ülke olarak böyle durumlarda birlik ve beraberlik içerisinde, tek vücut olup tepki vermemiz son derece önemliydi ve peş peşe açıklamalarla gerekli cevap verildi. Dünyadaki aklıselim insanlar, şanlı tarihimiz ile geçmişi kan, gözyaşı ve soykırımlarla dolu olan ABD'yi karşılaştırdığında Joe Biden'ın tamamen iftiraya dayalı bir ifade kullandığını göreceklerdir. Sadece kızılderelilere yaptıkları katliamlar ABD'nin bu yüzünü görmemize yeterde artar bile...

*

AŞI RAKAMLARI VE GAZİANTEP

Geçtiğimiz hafta herkes birbirine aynı soruyu soruyordu; Gaziantep’te aşı yapılan kişi sayısı diğer illerden neden daha az? Konuyla ilgili olarak Gaziantep İl Sağlık Müdürü Dr. Ümit Mutlu Tiryaki ile görüştüm. Müdür bey konunun ince detaylarını içeren bir açıklama gönderdi;

AYNEN YAYINLIYORUM;

‘’İlimizde aşı çalışmaları bakanlık tanımlamaları doğrultusunda 14.01.2021 tarihinde sağlık çalışanları ile başlatılmıştır. Daha sonra sırası ile 90 yaş grubundan başlamak üzere kademeli olarak düşerek yaş gruplarının aşılanması yapılmıştır. Şu anda da 55 yaş üstünde olan tüm vatandaşlarımızın, kronik hastalığı bulunanların, öğretmenlerin aşılama çalışmaları devam etmektedir. Bilindiği üzere aşılama konusunda bir zorunluluk bulunmamakta, tamamen gönüllülük esasıyla yürütülmektedir. Bu kapsamda vatandaşlarımızın duyarlılığı önemlidir.

İlimizde 28.000 sağlık çalışanı ile tanımlamalar başlanmış olup, diğer grupların eklenmesiyle beraber bu sayı 390 bin kişiye ulaşmıştır. İlimiz genç nüfusun yoğun olduğu bir ildir. Türkiye’de 65 yaş üstü vatandaşlarımızın genel nüfusa oranı %9,5’tur. Gaziantep’te ise bu oran %5,6’dır.

Bu oranlardan yola çıkarak diğer illere kıyasla daha az sayıda kişinin sistemimize tanımlaması yapılmıştır. Bir örnekle açıklayacak olursak 2 milyon nüfuslu A ve B şehirlerindeki 65 yaş üstü vatandaşların genel nüfusa oranları arasındaki fark, aşı için tanımlanmış kişi sayılarında da farklılığa yol açmaktadır.

Bugüne kadar A şehrinde tanımlanmış kişi sayısı 300 bin, B şehrinde tanımlanmış kişi sayısı 400 bin olabilmektedir. Bu sebeple ilimizde yapılan aşı sayısı rakam olarak düşük görünse de, oran olarak değerlendirildiğinde yüksek görünen diğer illerle benzerlik göstermektedir. Aşı sırası daha genç yaş gruplarına geldikçe hedef nüfusumuzun artış oranı daha yüksek olacak, böylelikle yapılan aşı sayısı da önemli derecede artacaktır’’

*

PEKİ, RAKAMSAL ORANLAR BU AÇIKLAMAYI DESTEKLİYOR MU?

Sağlık Bakanlığı’nın 25 Nisan 2021 aşı verileri ve TÜİK’in 2020 yılını içeren iller bazındaki genç nüfus oranını karşılaştırdığımda İl Sağlık Müdürü Dr. Ümit Mutlu Tiryaki’nin açıklamasını doğrulayan bir tablo karşımıza çıkıyor.

ŞÖYLE Kİ;

Türkiye İstatistik Kurumu’nun 2020 genç nüfus verilerine göre; Diyarbakır, Şanlıurfa ve Gaziantep Türkiye’de genç nüfus oranı yüksek olan ilk 3 il olarak karşımıza çıkıyor.

Genç nüfus oranı yüzde 18,9 olan Şanlıurfa’da, aşılanan kişi sayısı 165 bin 382.

Genç nüfus oranı yüzde 18,7 olan Diyarbakır’da, aşılanan kişi sayısı 196 bin 926.

Genç nüfus oranı yüzde 17,2 olan Gaziantep’te ise aşılanan kişi sayısı 294 bin 010.

ÖZETLEMEK GEREKİRSE;

Bazı istisnalar dışında, genç nüfusun yoğun olduğu illerde aşılanan kişi sayısında doğru bir orantı karşımıza çıkıyor. Aşı öncelik yaşı düştükçe Gaziantep ile birlikte Diyarakır ve Şanlıurfa gibi illerde de aşılanan kişi sayısı diğer ilerle aynı rakamlara ulaşacaktır.

*

VETERİNER HEKİMLERİN HAKLI İSYANI

Her yıl Nisan ayının son Cumartesi günü kutlanan ‘’Dünya Veterinerler Hekimler Günü’’ bu yılda Veteriner Hekimler tarafından buruk kutlandı. Çünkü, sağlık alanında hizmet etmelerine karşı, sağlık çalışanı olarak tanınmıyorlar.

HALBUKİ;

Dünyada ilk defa sığır vebası virüsünün izolasyonunu yapan ve filtrelerden geçtiğini ispatlayan veteriner hekim bilim insanları Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün ve Dr. Adil Mustafa Şehzadebaşı’dır.

Çin'de hastalık kontrol ve önleme merkezi müdürü veteriner hekim George Gao'dur.

Almanya’da Covid-19 salgınını koordine eden ve her sözü kanun niteliğinde olan Robert Koch Enstitüsü Başkanı Berlin Veteriner Fakültesi profesörlerinden Lathor Wieler bir veteriner hekimdir.

Amerika birleşik devletlerinde Covid-19 salgınını önleme ve aşı üretimi projesinin başındaki kişi ise veteriner hekim Gary Whittaker’dir.

Avrupa’nın en saygın kuruluşlarının başında gelen EFSA ( Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi )’nin yani Avrupa’daki gıdaların insan sağlığına olan etkilerini denetleyen kurumun başkanı da Bernhard Uhl adlı bir veteriner hekimdir.

*

Son otuz yıl içinde insanlarda sıkça görülen sars, mers, kuş gribi, domuz gribi, ebola, deli dana, batı nil virusu, kırım kongo kanamalı ateşi gibi hastalıkların ise yüzde 75’i hayvanlardan insanlara bulaşmaktadır.

DEMEM O Kİ;

Soframıza gelen et, süt gibi hayvansal gıdaların sağlıklı olması veteriner hekimler sayesindedir. Küresel açlığın azaltılması, zoonoz hastalıkların önlenmesi, hayvan ıslahı, tıbbi araştırmalar ve biyolojik çeşitliliğin korunması alanında yaptıkları çalışmalarla insanlığa büyük katkılar sağlayan veteriner hekimlerimiz ülkemizde; sağlıkta şiddet yasasının da dışında bırakıldı ve halen sağlık çalışanı olarak tanınmıyorlar, her ne kadar ünvanları hekim olsa da.

Ne diyelim vardır büyüklerimizin bir bildiği…

*

GAZİANTEP'TE DEPREM OLSA NE OLUR?

Geçtiğimiz hafta Gaziantep'te yaşanan şiddetli rüzgar apartman çatılarını uçurmuş ve bazı evler hasar görmüştü.

Herkes aynı soruyu sordu; DEPREM OLSA NE OLURDU?

Yaşamsal alandaki olası sıkıntıları, musibet yaşamadan gündeme almadığımız için rüzgar mevzusu da birkaç satır açıklama ile geçiştirildi kentte.

MESELA;

İlgili oda başkanları sosyal medyadan bazı mevzuatlar paylaştı. Binaların yapımıyla ilgili sorunlar olduğunu ifade etti. Peki, bu binaları yapım aşamasında kim denetliyor? Şantiye şefleri, Yapı Denetim mühendisleri görevlerini tam manasıyla yapıyorlar mı?

Yaşanan hadislerde suçlu aramak veya topu farklı alanlara şutlamak kolaycılıktır. Önemli olan gelecek adına güçlü öngörüler ortaya koyarak, somut tedbirler alabilmektir. Ama ne yaptık? Rüzgar kesildi ve konu kapandı.

Bence, bu konu rüzgar çıkmadan, deprem gelmeden ciddi şekilde masaya yatırılmalı. sonra çok geç olabilir.

*

SON SÖZ: Mustafa Kemal Atatürk Nutuk kitabının 348 ve 349. sayfalarında soykırım iddialarına böyle cevap veriyor;

“Şüphe etmemek gerekirdi ki, Ermeni kıtali konusundaki sözler, gerçeğe uygun değildir. Aksine, güney bölgelerinde, yabancı kuvvetler tarafından silahlandırılan Ermeniler, gördükleri koruyuculuktan cesaret alarak bulundukları yerlerdeki Müslümanlara saldırmaktaydılar. İntikam düşüncesiyle her tarafta insafsız bir şekilde öldürme ve yok etme siyaseti gütmekteydiler. Maraş’taki feci olay bu yüzden çıkmıştı. Yabancı kuvvetlerle birleşen Ermeniler, top ve ağır makineli tüfeklerle Maraş gibi eski bir Müslüman şehrini yerle bir etmişlerdi. Binlerce çaresiz ve suçsuz ana ve çocukları işkenceyle öldürmüşlerdi. Tarihte bir benzeri görülmemiş olan bu vahşeti yapan Ermenilerdi. Müslümanlar yalnız namuslarını ve canlarını korumak için karşı koymuş ve kendilerini savunmuşlardı. Yirmi gün süren Maraş soykırımında, Müslümanlarla birlikte şehirde kalan Amerikalıların, bu olay hakkında İstanbul’daki temsilciliklerine çektikleri telgraf, bu faciayı yaratanları, yalanlanamayacak bir şekilde ortaya koymaktaydı.''

Yorum yap

Yazarın Diğer Yazıları